Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Arabuluculuk


İzale-i şüyu veya diğer adıyla ortaklığın giderilmesi davası, paylı ya da elbirliği ile mülkiyete konu olan taşınmaz veya taşınır mallarda paydaşlar/ortaklar arasında birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirerek kişisel (ferdi) mülkiyete geçmeyi sağlayan davanın tüm tarafları için benzer sonuçlar doğuran bir dava türüdür.


1)Ortaklığın Giderilmesi Davası Kimler Tarafından, Kimlere Karşı Açılabilir?

Ortaklığın giderilmesi davasını açma hakkı paydaşlar veya ortak maliklere aittir. Paydaşlar bu davayı beraber açabilecekleri gibi her biri bu haktan istifade ederek davayı ayrı ayrı açabilmektedir.

· Tek bir paydaş davayı açmışsa, kendisi dışındaki tüm paydaşları taraf olarak göstererek bu davayı açmalıdır.

· Birden fazla paydaş davayı açmışsa bu durumda kendileri haricindeki tüm diğer paydaşlar dava, açılırken taraf olarak gösterilmelidir.


2)Görevli Mahkeme

Ortaklığın giderilmesinden doğan davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4/1 (b) uyarınca, taşınır veya taşınmaz mal ve haklar için dava konusu malın değerine bakılmaksızın, görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.


3)Yetkili Mahkeme

HMK’NIN 12. maddesi uyarınca, taşınmazın aynından doğan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.


4)Ortaklığın Giderilmesi Usulü İki Şekilde OlabilirTürk Medeni Kanunu gereğince ortaklığın giderilmesi davalarında paylaşma iki şekilde gerçekleşmektedir:

a)Malın Aynen Bölüşülmesi

b)Pazarlık/Açık Artırma ile Satış Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi


a) Malın Aynen Bölüşülmesi

Davanın tarafları, paylaşmanın giderilmesi biçimlerinden birinde anlaşamazlarsa, malın aynen bölüşülmesi için taraflardan yalnızca birinin talepte bulunması yeterlidir. Hakim yapılan talebin ardından malın aynen taksim suretiyle paylaştırılmasına karar verir. Ancak bu karar verilmeden önce taksim yapılmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Ancak bu parçaların değeri birbirine denk düşmüyorsa hakim, TMK’nın 699/2 maddesine göre; “Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.”


b)Pazarlık/Açık Artırma ile Satış Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi

Taraflarca malın aynen bölüşülmesi, malda önemli bir değer kaybına yol açmakta veya başkaca koşullar ve durumlar sebebiyle mümkün değilse ortaklığın malın pazarlık/açık artırma satışı ile giderilmesine karar verilir.

Hayatımızın birçok alanında ortaklığın giderilmesi davaları karşımıza çıkmaktadır. Özellikle miras ile kalan malların paylaştırılmasında taraflar genelde anlaşmaya varamamakta ve İzale-i Şüyu davası açmaktadırlar. Dava sonunda mallar icra yoluyla açık artırmada satılarak bedeli taraflar arasında paylaştırılmaktadır ve elde edilen gelirin bir kısmı masraflara gitmektedir. Arabuluculuk alternatifimizin hukukumuza girmesi ve günden güne değerinin anlaşılmasıyla birçok özel hukuk uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulmaktadır. Ortaklığın giderilmesi sürecinde de arabulucu ile çözüm yolu mümkün hale gelmiştir.


5)Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk Süreci


a) El Birliği Mülkiyeti Halinde ArabulTMK’nın ilgili hükümlerine göre elbirliği mülkiyetine sahip ortakların her birinin doğrudan doğruya mülkiyeti kullanma hakları yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tamamına aittir. Anlaşıldığı üzere elbirliği (iştirak) mülkiyeti halinde, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı haricindeki tüm işlemlerde oybirliğiyle karar almaları ve birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Elbirliği mülkiyetinin bu özelliği itibariyle ortaklar dava açtıklarında 6100 sayılı HMK’nın 59. maddesi uyarınca taraflar mecburi dava arkadaşı olacaklardır. 59. madde hükmüne göre; “Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.”

Ortaklığın giderilmesi sürecinde, dava sırasında veya dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesi mümkündür. Elbirliği ile mülkiyet halinde tarafların arabulucuya gitmeleri için tarafların bu yönde ortak iradeleri ve beraber hareket etmeleri gerekmektedir. Hangi malların arabuluculuk sürecine konu olacağı ise tarafların aralarında alacakları oy birliği kararı ile belirlenecektir.


b) Paylı Mülkiyet Halinde Arabuluculuk;

Paylı mülkiyet halinde ihtiyari mi mecburi mi dava arkadaşlığı olduğu konusu tartışmalıydı. Ancak Yargıtay 8.Hukuk Dairesi E:2012/6449 K:2013/607 sayılı kararında, pay ve paydaşlar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğuna hükmetti. Bu nedenle paydaşların, ortaklığın giderilmesi için arabuluculuk sürecine gitmeleri de ihtiyaridir, uyuşmazlığın çözümüne ister birlikte, ister ayrı ayrı dahil olabilmektedirler.


6)Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk Süreci Nasıl İlerler?

Ortaklığın giderilmesinden kaynaklanan arabuluculuk süreci ihtiyari olması sebebiyle belirli bir süre öngörülmemiştir. Taraflar dava açmadan önce ya da dava sırasında arabulucuya başvurabilmektedir. Arabuluculuk sürecinde önemli olan uyuşmazlığın, arabuluculuk ile çözümünün mümkün olmasıdır.


Arabuluculuk sürecinin sonuçlanmasıyla taraflar aralarında anlaşmaya varırlarsa, anlaşma tutanağı düzenlenir. Taraflar anlaşma tutanağı için görevli sulh hukuk mahkemesinden ‘icra edilebilirlik şerhi’ almalıdırlar. Bu belge ilam niteliğinde belgedir.

Ortaklığın giderilmesi sürecinde tarafların arabulucuya başvurmaları kişilere birçok yönden avantajlar sağlamaktadır. Taraf sayılarının çok fazla olması nedeniyle ihtiyari/zorunlu dava arkadaşı olarak yürüttükleri dava süreçlerinde iletişim eksikliği yaşamaları çok muhtemeldir ve yargılama giderleri de her halükarda fazla olacaktır. Malın aynen taksiminin mümkün olmaması veya bu konuda anlaşılamaması sebebiyle satış gerçekleştiğinde, satılması zor olan bir eşya/mal üzerinde satış gerçekleşecek ve tarafların memnun olmayacakları durumlar ortaya çıkacaktır. Ayrıca ülkemizde davaların sonuçlanma süreçlerinin ne kadar uzun sürdüğü tartışmasız bir gerçektir. Bu nedenle kesin ve hızlı sonuç arayan tarafların, dava açmadan önce arabulucuya gitmesi herkes açısından en makul çözüm yolu olacaktır.


NTN Arabuluculuk; hızlı, etkili ve tarafların rızası ile çözümlenebilecek bu türden ihtilafların neticelendirilmesi için tarafların Arabuluculuğa başvurmasını önemle tavsiye etmektedir.

102 görüntüleme