Sağlık Hukukunda Arabuluculuk

En son güncellendiği tarih: 14 Oca 2020

Sağlık Hukuku alanında yürürlükte olan mevzuat dağınık ve düzensizdir. Zaman içinde bir çok maddenin değiştirilmesine rağmen hala günümüz ihtiyaçlarına yeterince cevap verememektedir.

Sağlık Hukuku mevzuatı incelendiğinde hekimlerin, hastanelerin ve sağlık personelinin yükümlülüklerini ve sorumluluklarını düzenleyen açık hükümlere rastlamak güçtür.



Hastaya karşı verilen zararlarda hangi hükümlerin uygulanması gerektiğinde hakimler açısından ayrı bir sorun teşkil etmektedir.


Sağlık teknolojileri, tedaviler, tıbbi müdahaleler, ilaçlar vs. çağın gereklerine göre sürekli değişim ve gelişim göstermektedir. Uyuşmazlıkların çözümü için öğretideki görüşler ile Yargıtay içtihatları da artık yeterli gelmemektedir.


Doktor(Hekim), hemşire gibi sağlık personeli ile hastane yönetimlerinin tutum ve davranışları nedeniyle zarar gören kişilerin, hastaların açacakları hukuki davalar Borçlar Kanununun haksız eylemler,ölüm ve bedeni zararlar, sözleşmeye aykırılık, vekâlet sözleşmesine aykırılık, vekâletsiz iş görmede sorumluluk gibi maddelerine müracaat edilebilecektir.


Teşhis ve tedavinin yanlış yapılması, kişilere zarar verilmesi, gerekli özenin gösterilmemesi, hastaların aydınlatılmaması, meslek kurallarına aykırılığın olması, gerekli sağlık hizmeti verilmemesi, hekimlik mesleği kullanılarak yasalara aykırı tazminat sorumluluğu doğuran işlerin yapılması gibi durumlarda hukuka aykırılık kaçınılmazdır.


Doktor, hemşire gibi sağlık personelinin ve hastanelerin sorumluluğundan kaynaklanan bir zararın doğması ve bunun dava konusu edilebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir ilişkinin kurulması gerekir.


1-Hekime başvurarak sözleşmesel ilişki kurulmuş olur.

Hekime güvenen hasta hekimin önerileri doğrultusunda tedavisini yürütmektedir.Hekimin yardımcı personel kullanması da sözleşmenin bir parçası olmaktadır. Tedaviden ve hekim hatasından zarar gören hastanın açacağı tazminat davasında sözleşmeye aykırılık hükümleri uygulanacaktır.


Hastanenin personelinden veya hastaneye ait araç ve gereçlerden zarar görürse, tedaviyi yapan hekimle birlikte hastane tüzel kişiliği de sorumlu olur.


2-Hastaya hekimin zorunlu tıbbi yardımda bulunması

Bazı durumlarda hastanın isteği dışında hekimlere başvurulur.Mesela bir kaza veya saldırı sonucu yaralanan ya da ağır bir kalp krizi veya beyin kanaması geçiren kişiyi, onun yakını olmayan üçüncü kişiler insani yardımda bulunarak hekimin çalıştığı yere veya en yakın hastaneye getirirlerse, böyle bir durumda hekim ile hasta arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmaksızın, hekim mesleği gereği gereken tıbbi yardımı yapar. Bu durum tazminat sorumluluğu anlamında “vekâletsiz iş görme” hükmündedir.

3-Hastane aracılığıyla hekimle buluşma

Hasta, herhangi bir hastaneye,sağlık kuruluşuna giderse hastane yönetiminin görevlendirdiği hekime muayene ve tedavi olursahasta ile hastane arasında ilişki kurulmuş olacaktır.


a) Eğer gidilen hastane özel bir sağlık kuruluşu ise, hastanın tedavi için içeri alınmasıyla, hasta ile hastane arasında bir sözleşmesel ilişki kurulmuş olacaktır. Buna “hasta kabul sözleşmesi” denilmektedir. Böyle bir durumda, hekim hukuken “yardımcı kişi” konumundadır.


b) Hastanın gittiği yer bir kamu hastanesi ise, hasta ile hastane arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmuş olmaz. Burada hasta yönünden bir “kamu hizmetinden yararlanma” söz konusudur. Bu nedenle de eğer hasta tedaviden zarar görürse, doğrudan hekimi ve sağlık personelini dava edemeyip, hizmet (görev) kusuru nedeniyle kamu hastanesinin bağlı bulunduğu devlet kurumuna karşı dava açabilir. Çünkü, kamu hastaneleri ve sağlık personelinin sorumlulukları, kural olarak, hizmet kusuru sayılmakta, bu hastanelerde çalışanlar kamu görevlisi olduklarından yalnızca ilgili kamu kuruluşuna karşı dava açılabilmektedir.


c)Hizmet kusuru dışında, kamu görevlisi olmasına karşın hekimin veya herhangi bir hastane personelinin haksız eylem niteliğinde “görevden ayrılabilir kişisel kusuru” varsa, haklarında doğrudan “adli yargı” yerinde dava açılabilmektedir


4-Eser sözleşmesi sayılabilecek tıbbi işlemler

Hekim ile hasta arasındaki ilişkiye eser (istisna) sözleşmesi hükümlerinin uygulanması, yalnızca bazı ayrık durumlarda kabul edilmektedir. Örneğin, diş hekiminin olağan tedavi dışında porselen kaplaması, protez, köprü ve kron yapımını üstlenmesi eser sözleşmesi olarak nitelenmektedir. Bu bağlamda, kişinin güzelleşmek için yüzünde değişiklik yaptırması, burnunu düzelttirmesi, yüzünü gerdirmesi, fazla yağlarını aldırması, göğsüne ya da dudaklarına silikon taktırması, cinsel organında değişiklik yaptırması gibi estetik operasyonlar eser sözleşmesi olarak nitelenmektedir.


5) Haksız fiil sayılabilecek eylemler

Tıbbi tedavi, genelde hastanın beden bütünlüğü ve sağlığı üzerinde tasarruf niteliği taşıdığından, yasalara, sözleşmeye, tıp bilimine ve meslek kurallarına aykırı her zarar verici eylem, aynı zamanda bir haksız eylem oluşturur.


Özel hastane ilgilileri veya çalışanları (hekimler ve diğer yardımcı kişiler), hastaya yasak olan bir ilâç verirlerse, hasta üzerinde deney yaparlarsa, organ ve doku ticaretine konu olabilecek bir eylem içinde bulunurlarsa, örneğin bir kimsenin böbreğini satmasına aracı olurlarsa ya da hastanede ölen kişinin yakınlarının onayını almadan hastanın organlarını satarlarsa veya kullanırlarsa, çocuk düşürtme (kürtaj) yaparlarsa veya bunların yapılmasına göz yumarlarsa, kısırlaştırma işlemini gerçekleştirirlerse, zorunluluk yokken cinsel organlarda değişiklik yaparlarsa hem suçlu durumuna düşerler hem de zarar gören kişi veya yakınları hastane yönetimine ve suç işleyenlere karşı tazminat davası açabilirler.


Mahkemelerde dava açmak mı ?Arabulucuya başvurmak mı ?

Yukarıda anlatılanlar ışığında zarara uğrayan kişiler zararlarının giderilmesi için hukuki yollara başvurmak istediklerinde Genel Mahkemeler yanında Alternatif uyuşmazlıkların çözümü yollarından olan Arabuluculuk müessesesini seçmeleri daha doğru olacaktır.


Sağlık Hukuku alanında mevzuatın dağınık ve kanunları ile yönetmeliklerin çok eski olmasının yanında günümüzde davaların yıllarca sürmesi,hakkın aranması için yargılamanın daha maliyetli olması,davaların karara bağlanması için karmaşık bir süreçten geçmesi,mahkeme kararının icrasının zor olabilmesi,uzun yargılamalar sırasında tarafların yorulması, adaletin geç tecellisi vb. etkenler uyuşmazlığın çözümünü geciktirmektedir.


Adaletin yerini bulması uzun yıllar almaktadır.Böyle hallerde sinirine hakim olamayan taraf ise hiç istenmeyen davranışlarda bulunmakta güya adaleti kendi sağlama adına sağlık personellerine şiddet uygulamaktadır.Böyle durumlarla karşılaşılmaması için yapılacak en doğru davranış Arabulucuya gitmektir.


Sağlık alanında uyuşmazlıkların Arabuluculuk müessesi yoluyla çözülmesi olanağı bulunmaktadır.

Arabuluculuk bildiğimiz dava sürecine göre önemli avantajlar sunmaktadır.


Arabuluculuk, aylar hatta yıllarca süren davalara göre daha hızlıdır ve birkaç gün ya da birkaç hafta içinde tamamlanır. Uyuşmazlıkların kısa sürede çözülmesi ile tarafların gündelik yaşamlarına dönmeleri anlaşmazlıkların psikolojik ve sosyolojik anlamda olumsuz etkilerinden kurtulması kolaylaşır.Ayrıca arabuluculuk süreci, yargı yoluna göre daha ekonomiktir.


Yargılama yani dava sürecine göre çok daha az maliyetlidir.Taraflar, kendilerini rahatça ifade edebilir, diğer tarafı dinleyip anlayabilirler. Arabuluculuk esnek bir süreçtir. Mahkemelerin iş yükünü hafifletecek, tarafların daha mutlu olacakları ve çabuk sonuçlanan bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olan arabuluculuk kurumu aracılığıyla kullanılmış olacaktır.Arabuluculuk ile taraflar arasındaki ilişkilerin korunması genellikle mümkün olur.


Ayrıca, yargılamadan farklı olarak arabuluculukta kontrol tamamen tarafların elindedir. Bu da tarafların müzakerelerde çok daha fazla söz hakkına sahip olması ve bunların sonucunu daha fazla kontrol edebilmesi anlamına gelir.Arabuluculukta tarafların memnuniyet seviyesi daha yüksektir. Arabulucu önünde yapılan konuşmalar gizli olduğundan mahkemede kullanılamaz.Bu nedenle taraflar istedikleri rahatlıkta konuşma özgürlüğüne sahiptirler.


Doktor,Hekim,hemşire vb. sağlık personeli ile hastane yönetimlerinin kişilere,hastalara vermiş olduğu maddi manevi zararları alternatif uyuşmazlıkların çözümü yollarından olan arabuluculuk aracılığıyla çözülmesi için tarafların uzman arabulucuya başvurmasını NTN Arabuluculuk Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.olarak tavsiye ederiz.

62 görüntüleme

NTN Arabuluculuk Hizmetleri A.Ş  Copyright 2019 All Rights Reserved.

Design & Development by digitalfabrika

NTN Partners Arabuluculuk