Sigorta Sektöründeki Uyuşmazlıklardan Kaynaklanan Davalarda Arabuluculuk

Sigorta sözleşmeleri, sigorta şirketlerinin, sigortalının tek seferde ya da yıl boyunca ödediği prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin meydana gelmesiyle, bu zararı tazmin etmek için bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı taahhüt ettikleri sözleşmelerdir.


Sigorta Hukuku, sigortacılık faaliyetlerinde nasıl bir süreç takip edilmesi gerektiğini, bu sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri inceler ve taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkları denetler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabii özel hukuk alanıdır.


1)Sigorta Sözleşmesinin Tarafları Kimlerdir?


· Sigorta Ettiren: Sigorta şirketi ile sigorta sözleşmesi yapan ve prim ödeme yükümlülüğü altına giren taraftır. Risk bedeli sigorta ettiren tarafından ödenirken, tehlikenin meydana gelmesiyle tazminatı alacak kişi sigortalıdır. Sigorta ettiren ve sigortalı aynı kişi olabilmektedir.

· Sigortalı: Hasarın gerçekleşmesiyle birlikte hasarın tazmini için sigorta şirketine başvurma hakkını haiz yasal kişidir.

· Sigorta Şirketi: Sigorta ettiren tarafından ödenen prim karşılığında, sigortalıya karşı yüklendiği edimi yerine getirmeyi ve hasarı tazmin etmeyi üstlenen kurumdur.


2)Sigortaların Çeşitleri

Sigorta hukuku kendi içersinde en geniş anlamıyla hususi sigorta ve sosyal sigorta olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.


· Hususi Sigorta: Farklı bireylerin özel menfaatlerinin çeşitli rizikolara karşı güvence altına almak için serbest iradeleriyle meydana getirdikleri sigorta sözleşmeleridir.

· Sosyal Sigorta: Belirli halkların sosyal güvenliklerinin oluşturulması amacıyla kanunla kurulan çoğu defa zorunlu bir sigortadır.

Sigorta çeşitleri ile ilgili bir diğer ayırım da Türk Ticaret Kanunu uyarınca yapılmış zarar sigortaları ve can sigortalarıdır.

· Zarar Sigortaları: Mal Sigortaları ve Sorumluluk Sigortaları olarak ikiye ayrılmaktadır.

· Can Sigortaları: Hayat Sigortası, Kaza Sigortası ve Hastalık Sigortası olarak üçe ayrılmaktadır.


3)Sigorta Ettirenin Borç ve Yükümlülükleri Nelerdir?

· Prim ödeme borcu,

· Beyan yükümlülüğü,

· Rizikoyu ağırlaştırmama ve ağırlaşan rizikoyu bildirme yükümlülüğü,

· Rizikonun gerçekleştiğini bildirme yükümlülüğü,

· Bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü,

· Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü.


4)Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri Nelerdir?

· Rizikoyu taşıma yükümlülüğü,

· Aydınlatma yükümlülüğü,

· Sigorta poliçesi verme yükümlülüğü,

· Giderleri ödeme borcu,

· Sigorta Tazminatı veya Sigorta Bedelini Ödeme Borcu.


5)Sigorta Sözleşmesinin Hükümleri

· İki tarafa mükellefiyet yükleyen bir akittir.

· Sigorta sözleşmesi kanunda belirtilen emredici hükümlere aykırı olmamalıdır.

· Yapılacak sigorta, zorunlu sigortalardan ise sigortacıya sözleşme yapma zorunluluğu getirilmiştir.

· Türkiye’de yerleşik bulunan kişilerin Türkiye’de münhasıran yetkili bulunan şirketlerle sözleşme yapma zorunluluğu bulunmaktadır.


6)Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesinden Doğan Uyuşmazlıklar

Sigorta poliçelerinde yapılan sözleşmelere bağlı olarak gerçekleşen hasar sonrası yapılan ilk iş, sigorta şirketine başvurup hasarın tazmin edilmesini istemektir. Sigorta şirketinin ödeyeceği tazminat alacağında anlaşmazlık yaşandığında veya yapılan talebin direkt reddedilmesi halinde, sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğu gibi, kişiler doğrudan dava açma yoluna da gidebilmektedir. Ancak arabuluculuk alternatifimizin hukukumuza girmesiyle sigorta şirketlerine dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir


7)Arabuluculuk Süreci

6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” ile ülkemizde arabuluculuk, alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak yürürlüğe girmiştir. 06/12/2018 tarih ve 7155 sayılı yasa ile 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren ise, alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklarda rakam sınırı olmaksızın zorunlu arabuluculuk getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na madde 5/A eklenerek 4. maddesinde belirtilen davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunluluğu getirilmiştir. Bahsi geçen uyuşmazlık hallerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesi uyarınca sigorta şirketlerine açılacak tazminat davası da ticari dava olarak kabul edilmiştir. Sigorta poliçesi kaynaklı rücu davalarında da yasa kapsamında arabuluculuk başvurusu zorunlu hale getirilmiştir. Yapılan bu düzenlemeye göre arabulucuya başvurulmadan dava açılması durumunda dava usulden reddedilecektir.

Trafik sigortalarında ise 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu uygulanmaya devam edecek, ilk olarak sigortacıya başvurma süreci tamamlanıp, anlaşma olmadığı takdirde dava açılmadan önce arabulucuya başvurma dava şartı olarak varlığını sürdürecektir.

Arabuluculuğun zorunlu olduğu durumlarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmaktadır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta daha uzatılabilir. Anlaşmazlığın sonuçlandırılması 6+2 hafta sürmektedir.

Arabuluculuk; tarafların anlaşması, taraflardan birinin çekildiğini arabulucuya veya karşı tarafa bildirmesi ile sona erecektir. Tutanak, taraflar, kanuni temsilcileri ya da avukatlarınca imzalanacak olup hazırlanan bu tutanağın birer örneği taraflara verilecektir. Taraflar bu belgeleri 5 yıl saklamakla mükelleftir. Anlaşma koşullarını yerine getirmeyen taraf için Sulh Hukuk Mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınarak anlaşma belgesi ilam niteliği kazanacaktır


NTN Arabuluculuk; hızlı, etkili ve tarafların rızası ile çözümlenebilecek bu türden ihtilafların neticelendirilmesi için tarafların Arabuluculuğa başvurmasını önemle tavsiye etmektedir.

94 görüntüleme